Select Language EN / TR
Kentaur

Haftanın Eseri

Kentaur

Komet tarafından 133 x 92 cm boyutlarında üretilen ‘’Kentaur’’ adlı resim, tema olarak derin bir Mezopotamya, Anadolu ve Yunan efsanesinin örüntülerini temsil ederken mitolojik öyküleri çağdaş yorumlarla birleştirir. Komet’in antik dünyanın efsaneleri ve mitolojilerine hayranlığını gözler önüne serer. Sanatçı bu resimde doğaüstü yaratıklardan en ilginci olan Kentaur’ları bir uygarlık simgesi olarak kullanır. Yarı insan yarı at olan bu yaratıkların mitolojik öyküsü Mezopotamya’da başlar ve Anadolu’da biçimlenerek Yunan uygarlığına kadar uzanır. Resimde Kentaur’ların en bilgili ve yeteneklisi Kheiron betimlenirken temsil edilen öykü kadar resimsel tasarım da mekânın kurgusal ve fantastik nitelikleriyle örtüşür. Bu nedenle de “Kentaur” resmi; Komet’i, sanatını besleyen kaynakları, bu kaynaklarla kurduğu özgün bağları ve yorum ayrıcalığını öznel tekniklerle belirleyen nitelikleriyle çok önemli bir başyapıt olarak değerlendirilir.

Âheste Çek Kürekleri, Mehtâb Uyanmasın

Haftanın Haberi

Âheste Çek Kürekleri, Mehtâb Uyanmasın

Taner Ceylan’ın 15 yılın ardından Türkiye’de gerçekleştirdiği sergisi “Âheste Çek Kürekleri, Mehtâb Uyanmasın”, 16 Ekim’e kadar Kanlıca’daki Mehmet Emin Ağa Yalısı’nda sanatseverlerle buluşuyor. Sanatçı, 2019 yılından beri İstanbul’u farklı perspektiflerden gözlemleyerek oluşturduğu çalışmalarında kentin tarihi yapılarını, farklı semtlerini ve hikâyelerini yeniden keşfederken İstanbul’un gizli kalmış cevherlerinden ilham alıyor. Adını Yahya Kemal Beyatlı’nın ‘’Çubuklu Gazeli’’ şiirinden alan sergide dönemin ruhu ile Taner Ceylan’ın güncel yorumu bir araya geliyor. Dünyaca ünlü tasarım ofisi Autoban işbirliğinde oluşan sergide Hikmet Mizanoğlu’nun da sergide yer alan işlerden ilhamla mekâna özel obje yerleştirmeleri bulunuyor. Taner Ceylan’ın 2010 - 2013 yılları arasında ürettiği ve Kasmin Gallery New York’taki kişisel sergisinde sergilenen “Kayıp Resimler Serisi” ile başlayan tarih keşfi, Osmanlı Devleti’nin anlatılmayan hikayeleri ve olası halleri üzerine olan yeni çalışmaları ile devam ediyor.

Komet

Haftanın Sanatçısı

Komet

1941 Çorum doğumlu ressam ve şair Gürkan Coşkun, namıdiğer Komet, 1960 - 1967 yılları arasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde eğitim görür. 1971'de devlet bursuyla gittiği Paris'teki Vincence Üniversitesi'nde sanat eğitimine devam eder. Bu sırada bilinçaltının gizemli dünyası üzerine kurulu ancak gerçeklikle bağını koparmayan eserler üretmeye başlar. 1981'den sonra bağımsız ve kendine özgü bir anlatım kuran sanatçı, zaman-mekân duygusunun belirsiz olduğu eserlerinde kimliği olmayan kişileri genellikle ortak bir “panik” hâlini paylaşırken resmeder. Komet, yapıtlarının niteliğini şiirde sözcüklerle, resimde ise renklerle oluşturur. Kişisel deneyimler, güncel sorunlar, insanlığın toplumsallaşma süreci gibi konuları kendine has tarzıyla işleyen sanatçı, 1960’lı yıllardan itibaren Türk resim sanatının en önemli isimlerinden biri olur. Geçtiğimiz günlerde aramızdan ayrılan Gürkan Coşkun, tıpkı kuyruklu yıldız anlamına gelen mahlası “Komet” gibi, resimleri ve şiirleri ile geçtiği yerde izini bırakır.